Trump, dünya ekonomisine 3 kritik bomba bıraktı

ABD Başkanı Donald Trump'ın 'ekonomik bağımsızlık bildirgesi' olarak açıkladığı tarifeler, küresel ticarette yeni bir dönemi başlatırken, 3 kritik konu da tartışılmaya başlandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın "ekonomik bağımsızlık bildirgesi" olarak açıkladığı tarifeler küresel ticarette yeni bir dönemi başlatırken, ABD ekonomisinde enflasyonist baskıları artıracağı ve ekonomik büyümeyi yavaşlatacağına dair endişelere yol açıyor.

"Kurtuluş günü" olarak nitelendirdiği 2 Nisan'da diğer ülkelere karşılıklı tarifelerin uygulanmasını öngören kararnameyi imzalayan Trump, bu şekilde adil bulmadığı ticaret uygulamalarına son vereceğini savunuyor.

Tarife artışlarıyla yılda yaklaşık 700 milyar dolara yakın gelir elde etmeyi hedefleyen Trump yönetimi, bu şekilde uygulamayı planladıkları vergi indirimlerini finanse etmeyi amaçlıyor.

Ancak ekonomistler, bu tarifelerin ithalat maliyetlerini artırarak tüketici fiyatlarını yükseltebileceği, artan maliyetler sonucunda azalan tüketici harcamalarının ise ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulunuyor.

Tarifelerin ABD ekonomisinin büyümesine etkisi nasıl öngörülüyor?

Trump'ın tariflerinin ABD ekonomisinin büyüme performansını da etkilemesi bekleniyor. Tarifeler sonucu artan maliyetler ve azalan tüketici harcamalarının, ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğine işaret ediliyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD ekonomisinin 2025 yılı büyümesinin, beklenenden daha yüksek gümrük vergileri nedeniyle mart ayında öngörülen yüzde 1,7'den daha yavaş olacağını tahmin ediyor.

Oxford Economics'in analizine göre, ABD'nin GSYH büyümesinin bu yıl yüzde 1,4 olması öngörülüyor. ABD'nin resesyondan kaçındığı ancak tehlikeli bir şekilde kırılgan hale geldiği, tarifelerin açıklandığı gibi kalması halinde ise resesyona girme olasılığının artacağı belirtiliyor.

Tax Foundation'un analizine göre, Trump'ın tarifelerinin gelecek 10 yıl içinde yaklaşık 3,2 trilyon dolar gelir yaratacağı ancak ABD'nin Gayrisafi Yurt İçi Hasılasını (GSYH) yüzde 0,8 oranında azaltacağı öngörülüyor.

ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ülke ekonomisi 2024'te yüzde 2,8 büyüme kaydetmişti.

Petrol ve küresel piyasalarda istikrarsızlaştırma potansiyeli

ABD yönetiminin birçok ticaret ortağından ithal edilen mallara en az yüzde 10 vergi getireceğini açıklaması, küresel ticaret savaşlarının derinleşerek petrol talebini kısıtlayacağı beklentilerini güçlendirdi. Bu kararların ve olası sonuçlarının sadece petrol fiyatlarını değil küresel piyasaları ve ticareti de olumsuz etkileyeceği bir dönemi başlatacağından da endişe ediliyor.

Trump'ın 'kurtuluş günü' olarak adlandırdığı 2 Nisan'da aldığı kararların küresel talebi baskılayacağı yönündeki beklentileri güçlendirmesinin ardından Brent petrol 3 Nisan'da yüzde 5,4 değer kaybetti ve günü 69,63 dolardan tamamladı. Böylece Brent petrolün varil fiyatı ABD yönetiminin karşılıklı tarife uygulama kararını takip eden gün 4 dolar düşerek Ekim 2023'ten bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. WTI da aynı gün 5,6 değer kaybederek 66,33 seviyesine indi.

Petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması beklenmiyor

Bağımsız petrol piyasası analisti Gaurav Sharma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trump'ın açıkladığı tarifelerin küresel ticarette büyük bir sarsıntı yarattığını belirterek, "Piyasalar bu durumu hesaba katmış olsa da, bu tür büyük ölçekli değişimler petrol fiyatları üzerinde baskı yaratıyor." dedi.

Sharma, öte yandan bu düşüşün kalıcı olmayacağını ifade ederek, "Piyasada hala bol miktarda ham petrol mevcut. Ayrıca OPEC+ da üretimi artırıyor. Dolayısıyla, kısa vadede petrol piyasasında aşağı yönlü hareketlerin görüleceğini söylemek mümkün fakat bu düşüş kalıcı olması pek olası değil. Brent petrol uzun vadede tekrar 80 dolar seviyelerine dönebilir." diye konuştu.

Bazı ülkelerin Trump'ın kararlarına karşı misilleme tarifeleri uygulayabileceğine işaret eden Sharma, bununla birlikte yükselen enflasyon oranlarının da petrol fiyatları üzerinde önemli bir etkiye sahip olabileceğini aktardı.

Sharma, yatırımcılara, "Piyasa oyuncuları ABD dolarının yönü ve G20 ülkelerindeki enflasyon dinamiklerine özellikle dikkat etmeli." tavsiyesinde bulundu.

Fed'in faiz indirim döngüsü etkileyebilir mi?

Trump'ın açıkladığı tarifeler küresel enflasyon ve büyüme üzerinde belirsizliklere sebep olurken, bundan sonraki makroekonomik veri akışının da daha önemli bir hale gelmesi öngörülüyor.

Uzmanlar, Trump'ın açıkladığı karşılıklılık esaslı tarifelerin ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bundan sonraki faiz indirim döngüsünü etkileyebileceğini belirtti.

Rabobank Kıdemli ABD Stratejisti Philip Marey, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede karşılıklı tarifelerin stagflasyonist bir şoka, yani daha yüksek enflasyona ve daha yavaş büyümeye yol açması muhtemel olduğunu kaydetti. Bu durumun Fed açısından bir ikilem ortaya çıkardığını vurgulayan Marey, "Daha yüksek enflasyon faiz artışı gerektirir ancak daha yavaş büyüme faiz indirimi gerektirir." dedi.

TD Securities Küresel Makro Strateji Başkanı James Rossiter, Fed'in bu yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine devam edeceği görüşünü benimsediklerini söyledi. Rossiter, sözlerini şöyle tamamladı: "Trump'ın diğer ülkelere karşılıklılık esaslı tarifelerin uygulanmasını öngören kararnameyi imzalaması sonrasında tarife şoklarından kaynaklı tehlike ne kadar büyük olursa uzun dönemli enflasyon beklentilerinin tam sabit bir hal alamama riski de o kadar büyük olacak. Bu durum, FOMC'nin büyümeye beklenenden daha büyük bir olumsuz darbe gelmesi durumunda nasıl tepki vereceği konusunda özgürlük alanını kesinlikle sınırlayacaktır."

Dün açıklanan karşılıklı tarifelerin detayları neler?

ABD için "büyük gün" olarak gördüğü 2 Nisan'da karşılıklı tarifeleri duyuran Trump, konuya dair kararnameye de imza attı.

Buna göre, 180'in üzerinde ülke ve bölgeye getirilen tarife oranlarının yüzde 10 ila 50 arasında değiştiği görüldü. Ülkenin ithalat yaptığı başlıca ticaret partnerleri için tarife oranı Avrupa Birliği'ne yüzde 20, Çin'e yüzde 34, Vietnam'a yüzde 46, Tayvan'a yüzde 32, Japonya'ya yüzde 24 ve Hindistan'a yüzde 26 olarak belirlendi.

Türkiye, Birleşik Krallık, Brezilya, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Mısır ve Suudi Arabistan'ın aralarında olduğu bazı ülkeler için yüzde 10 gümrük vergisi uygulanması öngörüldü.

Ayrıca, Rusya, Küba, Belarus ve Kuzey Kore'nin karşılıklı tarifelere tabi olmadığı görülürken, yetkililer söz konusu ülkelerin yaptırımlar dolayısıyla ABD ile anlamlı bir ticaret yapamadığı ve halihazırda yüksek tarifelere maruz kaldığını aktardı.

Öte yandan Trump'ın tarife listesinde yer alan bazı ülkeler ise tartışma konusu oldu. Bunlardan, Güney Okyanusu'nda bulunan Avustralya'ya bağlı Heard ve McDonald Adaları, insan nüfusunun olmamasına rağmen tarife listesine girmesiyle dikkati çekti.

Tüm ülkelere getirilen yüzde 10 oranındaki temel gümrük vergisinin 5 Nisan'da, ülkelere özel olarak belirlenen daha yüksek oranlı tarifelerin ise 9 Nisan'da yürürlüğe gireceği bildirildi.

Tarifeler ne kadar süre uygulanacak?

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, tarifelerin, Başkan Trump'ın ticaret açığının ve bunun temelindeki adil olmayan uygulamaların oluşturduğu tehdidin çözüldüğüne veya hafifletildiğine karar verene kadar yürürlükte kalacağı belirtildi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, tarifelerin açıklanmasından bir gün önce yaptığı açıklamada, Başkan Trump'ın "her zaman iyi bir müzakereye hazır olduğunu" belirterek görüşmelere kapıyı aralık bırakmıştı.

Her taşın altından onlar çıkıyor! Starbucks da Petlas da onların müşterisi! Oteli açmak için girişimde bulunmuşlar! AK Partili Kiler’e CHP'li belediyeler can simidi oldu! Bakanın hastanesi yönetimi oluşturdu Dev holdinge konkordatoda kesin mühlet!